cok gezgin, hayli bezgin, biraz gergin...

Hiçbir derdim yok hayatın kendisiyle, ben aslında bu yaşam formuna gıcığım..

düo - monolog

Çarşamba

 

aysegul:  sevgili sessizlik; uzun zamandır beraberiz..

sessizlik: ....

aysegul: tabiatın gereği susuyorsun.

sessizlik: sessizliğin olarak sessiz kalarak sana yardım ediyorum aslında

aysegul: nasıl yani?

sessizlik: düsünüyorsun, karışıyor kafan farkındayım ama aslında cok yaklastın..

aysegul: neye?

sessizlik: .....

aysegul: burası cok sessiz. sesli düsüneyim, upps! sesli yazayim bari, kasvet dağılsın biraz.

sessizlik: ......

aysegul: ortak carpanların cok bilinmeyenli denklemin sağ ve sol taraflarını artık eşitlemeye yaramadığı ve cok bilinmeyenlerin artık sorgulanmadığı bir yer ararken takvimden bir gün daha düşüp savruldu ayaklarıma..

 

gün dediğin nedir ki zaman durmuş ve bütünün içinde kaybolmuşken?

 

yeniden diyorum sessizlik; yeniden.. onarılabilir mi kırılmış ruhlar? ki onlar Tanrının izdüşümüdür kendi seçimimiz olmayan bu yaşam formuna..

 

seçme şansım olsaydı eğer tül kanatlı, gümüş kirpikli, yarı kuş, yarı balık bir mitoloji kahramanı olmak isterdim mesela. ya da her çeşit kanser hücresini anında tanıyıp cevresindeki baska hücrelere zarar vermeden bulup yok eden  bir virüs belki.. belki de; bir çam kozalağı.. fıstıklı.. önce dalda duran sonra elleri cebinde sevgilisinin hayalini özleyen henüz kirlenmemiş bir delikanlıya yolda eşlik eden.. ve bırakıldığı yerden saçları başak rengi bir kız çocuğu tarafından eve getirilip, her bir kabuğu ayrı renklere boyanan sonra da kuruması icin pencere pervazına bırakılan..

 

kendinden...

 

savrulan günden...

 

oöğetilmiş olduğun çözümlü örnekli son bilmem kaç asrın sınav sorularından...

 

ve artık bir parcasi olmaktan azadını istedigin bu çılgınlıktan müsade istemek istersen kime önyazılı ve "bilgilerinize arz ederim"'li bir dilekce vermek gerekir sessizlik?

 

 

Sayın İlgili;

 

Birlikte olduğumuz bunca zaman içerisinde size, memlekete, anama, babama ve sevgilime faydalı olmaya, düzenin dişlilerini itina ile yağlamaya; dengesizlikler içinde sürekli tıkırdayan masanın sağ arka ayağının altına koyulan kıvırık mukavva olarak atandığım görevimi elimden geldigince doğru yapmaya çalıştım.

 

Takdir edersiniz ki; her maddenin bir yarılanma ömrü vardır ve tabiatı gereğince bla bla bla.....

 

Yukarıda belirttiğim gerekçeler dahilinde size hayatınızda başarılar diliyor ve ipimin gevşetilmesi hususunu bilgilerinize arz ediyorum.

 

Saygılarımla

Aysegul

 

 

sessizlik: bitti mi?

aysegul: ......

 

 

 

13 haziran 2007

TÜBİTAK-Gebze Yerleşkesi

48. çam ağacının altındaki tahta masa

 

 

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

16 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: melik köroğlu | Tarih: 2008-03-31 17:24:24
    Konu: ilgili
    gercek halimizdir arzuhalimizde yazılanlar.kör bakışların gözlerıdir gerceyi okumayanlar.utanmalıdır karanlık edip bizi gölgede bırakanlar.utanmazların son cırpınışları olacaktır doğruda direnenlerin sonu.saygılarımla selamlıyorum melik meliki köroğlu ıstanbul. .. .

    Bağlantı »

  2. Yazan: zuleyla | Tarih: 2007-06-17 01:13:40
    Konu: ...
    Yine çok güzeldi...
    Bu aralar ben de kendimden uzaklaşmak, hatta kaybolup bir daha bulamamak istiyorum...
    Yerle gök arasında sonsuz kere dönüşen bir su damlacığı olabilirim mesela...

    Bir koli nutella köşeye bırakıldı...
    Sevgiler...

    " 'Sessizlik'; sözcüğü ağzımdan çıktığında,
    Yok ederim sessizliği."


    ******

    sojo says:

    burda olmanı cok seviyorum, nutella yardım paketi icin ayrıca bi daha seviyorum..

    yok olmayacagiz..

    kapılar zül, kapılar...

    açmak için bir yol, bir anahtar bulacagız..

    daha az soru sorup, daha cok anlayacagiz..

    biz bunu yapacagiz...

    bence sen benden daha yakınsın...


    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:20

    Bağlantı »

  3. Yazan: DENIZ33 | Tarih: 2007-06-17 00:28:12
    Konu: ......
    kıyamam ben sana
    hüzün güzeldir
    abartmazsak eğer
    ben severim hüznü
    ama sen yinede çokkkkkhüzünlenme
    günlerin güzel geçsin bitanemmmm
    kocaman öptüm seni :)
    sevgiler

    *****

    sojo says:

    kocamaaaann op ama!!!!


    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:18

    Bağlantı »

  4. Yazan: sanalruh | Tarih: 2007-06-17 00:00:02
    Konu: merhaba renkli kalem
    tülden bozma kanatlarımla ruhları onarmak için dere tepe sonra da yedi tepe dolaştım ve işte senin pervazındayım.. benim cephemde herşey yolunda. yalnızca dil aynı dil olsa da benim kalemim başka yazıyor senin ki başka.. bende senin kaleminden istiyoruuuum... ("bu ne yaa" deme sakın, bize deli diyen sendin;p )

    *****
    sojo says:

    hosgeldin arkadasim.. hosgeldin pervazıma..

    dur bi soluklanalım beraber.. ayaklarımızı sallandıralım.. gelene gecene laf atalim :)



    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:18

    Bağlantı »

  5. Yazan: safakk1 | Tarih: 2007-06-16 20:39:00
    Konu: : )
    hobaa !!
    /durrr durr : )) yok bişi panik yapma,hep böyle bi giriş yapmak vardı içimde : )
    ukteydi yani no panic : )) /
    neyse,,az önce tam havyar tabağıma uzanmış ve şampanyamdan minik bi yudum
    almıştım ki yorumunu gördüm...
    şakaa bee şakaa : )) ne havyarı bildiğin petibör işte yanında da meyva suyu : ))
    çay olmayışı dikkatini çekmiştir umarım : )) meyva suyu evet : )
    buradan da ne kadar yenilikçi ve macera perest bi ruh taşıdığım sonucuna varmış olmalısın : ))
    varmadıysan bile çabuk varrr hadi : )) evet buyum ben,seviyorum heyecanı : ))
    /yinede çayla daha güzelmiş bu meret : )) /
    bu arada mevzu dağıldı konu neydi be,,ha doğru ya konu yoktu direk sataşmaya gelmiştim ben : )
    hımm,,dur kamufule edicem,,
    şimdi hanfendi elimde size ait olduğunu söyleyen bi kelime var
    kendisi "dehidrolizasyon" ve şu an hala canlı ve öyle kalmasını istiyosan
    şimdi şartlarımı sayıyorum bebekk : ))
    -bi çantada 2 milyon dolar ve çatıyada 1 saat içinde bi helikopter,takip istemem..
    -hımm yok yok dur,,şimdi şöyleavluya bi F16 ve 20 burma bilezikle çeyrek altın bi torba evet evet bu
    -yada yada küvete bi destroyer ve bakkal hamdi abiden sınırsız verisiye hesabı ve sigara dahil
    : )) amannn bisküvi baydı beni bee zaten böyle sataşmanında tadı olmuyo : ))kaçtımm ben : )güzel bi akşamın olsun senin çok gezen insan : )


    *******

    sojo says:

    hah! bunlar birdi iki oldular basima!!! :)

    bi anvil, bi sen :))

    ben destroyer gonderiyorum oraya, bekle sen..

    ahanda buraya parmagımı tukurupleyip yazıyorum:

    "sen dur daha!! bi daha hayatin eskisi gibi olmayacak asla :)))"

    dehidrolizasyonumu da serbest bırak! istersem blogda 10 elektra gucunde olabilirim :)))

    bak hic oralı oluyo mu!!!

    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:16

    Bağlantı »

  6. Yazan: anvil | Tarih: 2007-06-15 21:23:05
    Konu: ½
    buraya geldin burası sana bunları yazdırdı ... ben 6 senedir burdayım... o kadar berbat bir yer ki pffsss....

    zaten görüşemedik hıh...

    ******

    sojo says:

    canım arkadasım, bi turlu gorusemedik ne sacma di mi..

    neler yapıyosun, koptuk bu aralar.. derhal toparlanıp, arayı kapatmalı.. ankara da degilim biliyosun.. (su anda kayserideyim).

    ifadeni alıcam seninnn!!!! OPERİM!

    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:10

    Bağlantı »

  7. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-06-15 14:13:29
    Konu: selam
    HAYDİ GİT
    RÜYA UYUDU…




    Başımı eğdim, içimde dumana karışmış alevler yükselirken, zayıflığımı saklamaya çalışarak. Ne günler gördük yaşamaya çalışırken seni, mutluluğuna bürünüp sana vaat edip vedia kılarken kendimi. Sesim cılız ama fısıltıyla yankılanıyor ruhumda “ bitti ?”.Demek kolay mı?
    Mırıltılı, bastırmaya çalışıpta üstesinden gelemediğim sesim, kesik eksik hıçkırıklar şeklinde çıkıp sarsmaya çalışırken vücudumu önünde diz çöker vaziyette buldum. Her çırpınış bir gözyaşı, damla damla taşarak yatağından süzülüp yakıyordu yanaklarımı. Sevdanın ışığına düşüp ıslanmaktan gurur duyan benliğimin yangını kadar tutuştu kirpiklerim, buğulu gözlerimden ayaklarının ucunu görebiliyordum sadece.
    Saçlarının serinliği düşüyor aklıma, hani ilk dokunurken titreyip tuhaf duyguların o tatlı ve tarifsizliğinde kalışım, her buluşmanın miladı ve miadında çakılışımız, sabırsızlıkla birbirimize koşarak yorulmadan sevgiden doğup sevgiye ekilen sözlerimiz. Ne yaman bilmeceydi gelişlerdeki sabırsızlığın verdiği ama yinede birlikte var olmanın doğasına yorduğumuz, kucakladığım bize dair sancılar. Ve buluşmalarda yellesinden tutunduğumuz halde aramızda bir yılan gibi kıvrılıp, sonra akan, kırgın bırakan ivecen zaman. Birbirimize yerli birer daimi mülteci olurken bitiyordu işte.
    Ayaklarının dibindeydim ama sen kalbimin en masum yerinde öyle bakir ve kıyılmayacak duruyordun hala.


    SON İHTİMAL

    Tükendi heyecanlar zan edişlerde
    Ayaklarına serpilen ufalan yalvarışlar
    Alnımın değdiği bütün sözler son ihtimal
    Esrik dilenişimden bana kal




    Sıyrılma telaşındandı talihsiz şuanlardan
    Kırışan geçmişin eteklerine tutunuşum
    Uyanmasın şu mutluluk rüyası sus sevgilim
    İlk arzularıma adansın bu son ihtimal

    Ayaklarının dibindeydim öyle dermansız ve çaresizliğe kin bileyerek sıktığım dişlerimle. Oysa saçlarına dokunmaya kıyamadığımdın, sense içime gidişlerden sessiz yangınlar bırakıyordun. Çöktüğüm yerden yüzüne bakıyorum konuşmamaya yeminli acınası bakışlarla ne kadar günahkâr olduğumu anlatıyordun, oysa “ seni sevmekten özlemeyememiştim” bile. Anlatamadım… Sorgulanmayan hiç bir yanlışın eceli yoktur, bize bırakacağı her anımsayışta parçalayacak yaralardır. Sorgusuz bir terk ediş, sende tereddütsüz bir huzur bırakır mı bilmem? Acı acı gülüyorum, sana söylediğim bir sözümü anımsayarak.” Sevgi, sevgiline mutluluğunu yakalayıp sunma ve kendine bundan pay çıkarma serüvenidir. Nihayetinde emek vererek çoğaltılan mutluluktur.” Uzaklaşmakta bir serüvendir değil mi? Acılara kurban etmek, bakmadan arkana…
    Kıpırdadın ve saçlarıma değer gibi oluşunu düşünmek bile tepeden tırnağa bir titreten bir heyecana esir etti. Ama bir yanılsamaydı, kılıma değme ihtimali bile geçmemişti içinden. Birden deli gibi severken, kucağında bir ayazla geliyordun ve gidecektin. Öyle kolaydı işte deli gibi sevmekten nefretle ayrılığa yaslanmak. Usulca ayağa kalkıyorum. Biliyorum, gideceksin! Seni sevmekten özleyememiştim. Ama ben yine aynı ben kalacağım seni unutmamaktan özlemeye fırsat bulamayarak.
    Dimdik duruyorum karşında iki gözüm iki çeşme utanmaktan çok gidişine ağlama gururuyla. Soluğunu hissediyorum, içime çekerek, soluğunun sıcaklığından seni hissederek. Gözlerine dalıyorum ve son ihtimal… yakaran, kalbinde yankılanacağına inandığım bir fısıltıyla “gitme” diyorum. İki elimle iki elini tutuyorum sımsıkı. Ellerin cansız duruyor ellerimde… nafile! Ses vermiyorsun, duymuyorsun, görmüyorsun. Gözlerine düşen beni, sana vurgun bu kalbi işitmiyorsun. Ellerini bırakmak, düğümü çözülmüş ızdıraplarım olacak. Yavaşça çekerek incitmeden bırakıyorum ellerini, son defa hissederek ellerinden bedenini. Parmaklarımın ucu da koptu ellerinden. Sonsuzluğa savrulmak oydu işte sınırsızca sonsuzluğa savrulmak ve parçalanma ayinine katılmak beklide.
    “umut uyanık rüyaymış” sevgili.
    Rüya uyudu sevgili.
    Son ihtimalin sofrasındaydık. Parmaklarımın ucuna yanaklarımdan gözyaşlarımı alıp, , bana suskun dudaklarına sürüyorum. Sana son dilenişimden, yakarışımdan geleceğine dileklerimdir bunlar, sevgilim... Ahım mutluluğuna tomurcuklansın, sana dair hislerime bağlı kalarak. Ve bu gözyaşım suskun dudaklarında parıldayarak coşan gülmelere dönüşsün.




    Yarına yarım bir kalbin güneşiyle doğacağım
    Son ihtimal alınca şahdamarımı kütüğümden
    Bitti çaresizliğe hükümlü bu serüven
    Ve uyandı mutluluk sessiz ve sözsüz…

    ***
    Haydi, git sevgilim.



    *******

    sojo says:

    merhaba;

    ne diyebilirim ki... tesekkurler..

    keske kim oldugunuzu bilseydim..


    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:07

    Bağlantı »

  8. Yazan: isimsiz | Tarih: 2007-06-15 14:12:28
    Konu: selam
    Temennilerden kalan / sararmış hüzün
    Yitik miadına kapılmış pişmanlıklar
    Bu şehri manasız uğultular yutuyor sen ağlarken
    Oysa özlemini örterek büyüyorsun acılarını kırmadan
    Büyüyorsun türkü gözlüm
    Çocukluğun sende ödül
    Umudun evcil tufan


    Çığlığı mühürlü öfkeyle yaslanırsın ağıtlara
    Islanan kirpiklerin değil
    Bitap sızıların / kanayan çırpınış
    Yinede akşamların tenhasında şarabi gülmelerin


    Belki gecikirim gelemem
    Kilidi gize şifreli yurdumun menzilinde
    Gidiyorum işte
    Yarına esneyen bir şiir kalbimde
    İki kelime tokuşturuyorum kardeş eline
    Yeşile çal
    Hep ‘bahar kal’
    Türkü gözlerinde bize büyüsün çocukluğun,
    Gidiyorum hep ‘bahar kal’

    Bağlantı »

  9. Yazan: DENIZ33 | Tarih: 2007-06-15 02:16:22
    Konu: ....
    canımmmm
    döndün umarım
    özledimmmm :)

    *****
    sojo says:

    buralardayım Denizcim, cok birikti yazicaklarim. caglıyo sanki icimde canim benim.. du bakalım, neler cikacak :))

    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:06

    Bağlantı »

  10. Yazan: dilsizmutercim | Tarih: 2007-06-14 23:11:21
    Konu: x
    Çok güzel olmuş gerçekten... Hepimiz hergün bu monoloğun farklı versiyonlarını yaşıyoruz aslında... Ama ya sessizlik baskın çıkmış oluyor, yada biz bu kendimize verdiğimiz bilmem kaçıncı dilekçeye bla bla sebeplerden dolayı fransız kalarak sessizliğin pleybekini üstlenmeyi seçiyoruz. Can sıkıntılarımızı ve bu mologlarımızı bu formattan çıkartıp bir yerlerde benzer monolog sahipleriyle dostane diyaloglara geçsek ne de güzel olur ama... Benim de canım çok sıkkın... Sesim biraz kısılmış olsa da hep buralardayım... Biraz ara versem gelmeye hemen özlüyorum... Sevgiyle...

    *******

    sojo says:

    canım.. iyi ki burdasın..

    sakın bırakma beni, bak ciddiyim.. senden ogrenecek cok seyim var ve sanırım blogcu yeterli olmicak, illaki bulacagim seni...

    yolun ve dua kapıların acık olsun Allah'ın izniyle...

    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:05

    Bağlantı »

  11. Yazan: eyferu | Tarih: 2007-06-14 18:49:39
    Konu: slm
    fazla vaktim yok ama gene uğramadan geçmeyeyim dedim, üff İstanbul çok sıcak:) dışarda ter kokusu, denizde martı çığlıkları, hiçkimsenin umurunda değil yaşamak...

    *****

    sojo says:

    ustat; yazilarını ozluyorum haberin ola..

    ah biraz daha umursamaz olabilsek, daha onemlisi dogru seyleri umursamayi, dogru degerlere sahip cikmayi ogrenebilsek..

    ama ogreniyorum Allah'ın izniyle...

    kapılar üstat.. kapılar...

    önce gönül gözü acılacak.. sonra kapılar...

    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:02

    Bağlantı »

  12. Yazan: ussuahkam | Tarih: 2007-06-14 16:51:29
    Konu: ....
    ah sen!!
    ***

    b
    i
    t
    t
    i
    m
    i
    .
    .
    .
    .


    ********

    sojo says:

    komsuuuu!!!! operim seni!!!

    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:00

    Bağlantı »

  13. Yazan: asktozu | Tarih: 2007-06-14 16:00:04
    Konu: aşk
    Aklının parmakları zeki,kalbinin tırnakları çocuk.böyle güzel..
    tebrikler..

    *****

    sojo says:

    sevgili ask;

    sagol, seni burda gordugumde seviniyorum, biliyosun...

    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 15:59

    Bağlantı »

  14. Yazan: tursusuyu | Tarih: 2007-06-14 08:35:14
    Konu: bence bmc...
    selam öncelikle... bence her cümlesi ayrı güzel ve zekice..''seçme şansım olsaydı........'' paragrafıyla yazıya tavan yaptırıp usulca, düşmeden indirmişsin ve özellikle bağlama kısmına şapka çıkarıyorum:

    sessizlik : bitti mi?
    ayşegül : ........

    ******

    sojo says:

    sapka da tavsan varrrrr!!!!!!

    ustattt!!! sagolll :)

    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 15:58

    Bağlantı »

  15. Yazan: lodoscu | Tarih: 2007-06-13 23:57:24
    Konu: Ayşegül iç gezisinde.
    Acaba Ayşegül içine mi dönüyor? Öncesini bilmediğim için çözemiyorum..Yoksa bu sessizlikle muhabbet, olağan olgunlaşma aşamasına girildiğini mi gösteriyor?Neyse zamanla anlarız herhalde..Aslında bana kalırsa her iki hal de iyidir abartılmazsa..İkisi de yakışır insana.
    seni gördüğüme sevindim canımıniçi.

    ******

    sojo says:

    aynen oyle canım benim. anlıyorsun beni..

    degisiyorum..

    farklı, farketmedigim ne varsa yavas yavas netlesiyor sanki.. kararlarım var yeni.
    hep anlatacagim zamanı geldiginde...


    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 15:57

    Bağlantı »

  16. Yazan: Sacritance | Tarih: 2007-06-13 23:53:50
    Konu: :)
    ilginç

    ****

    sojo says:

    merhaba ve teşekkürler. :)

    Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 15:55

    Bağlantı »