temizlik zamanı
Pazartesi
Hayatımda çok önemsediğim insanlardan birisi de iki haftada bir Perşembe günleri evime gelen, evin temizlik, ütü, çamaşır ve düzen işlerinden sorumlu devlet bakanı neşe hanım efendidir. Kendisi ayrıca aşırı sakardır, örneğin en sevdiğim kahve fincan takımım, yusufçuk desenli meyve tabağım, dublinden bir eskiciden aldığım kristal şarap şişem, kardeşimin hediyesi kırmızı kanatlı üfleme cam meleğim ve daha pek çok nadide (!?) ev eşyam hep kendisi tarafından mefta edilmiştir. Eve geldiğimde kırık parçaları yanyana itina ile dizilmiş ve yanına bir not iliştirilmiş halde bulurum genellikle: “canım, ben kırdım”. ?!
Haftasonu çalıştığım için bugün evdeydim. Neşe hanım, geçen Perşembe günü genel kurmay başkanı ve kuvvet komutanları ile basına kapalı bir olağanüstü hal toplantısında bulunmakk zorunda olduğundan telefon açarak, “ptesi saat 8.00’ da geleceğim” talimatını vermişti..
ve tam olarak söylediği saatte, bu sabah geldi..
Ancak ben o gelmeden çok önceden güzelim uykumu yarıda keserek kalktım ve domates biberli omletini, kızarmış 2 dilim kepek ekmeğini ve taze sıkılmış portakal suyunu yanında az yağlı bir dilim dil peyniri olduğu halde hazır ettim..
Latife yapıyorum tabii, nerde bende o beceri. Kafasını gözünü yarmadan domates ve peynirli bir sandviç dahi yapamam, yapabilen üstün yetenekli insanlara da saygıda kusur etmem..
Evet, neşe kendi kahvaltısını ve öğle yemeğini evde şans eseri bulduğu pek de yenicek hali kalmamış malzemelerle hazırlarken önceleri, yeni yeni evden getirdiği, kek, poğaca ve zeytinyağlı yaprak sarmaları ile üstelik bana zırnık koklatmayarak yapmakta, bu durum benim ona biraz daha bağlanmama, gizliden bir husumet duymama, daha da önemlisi bir gün olur da şu dolmalardan bir gıdım koklayabilirim ihtimaline yapışıp kalmama sepep olmaktadır.
Neşe; gelir gelmez evi bir kolaçan etti ve şöyle dedi: “misafir odasının perdeleri yıkanıcak, yatak odasının çarşafları değiştirilecek, banyo fayansları, hımm evet; ayakkabı dolabı silinecek, ve bakalım buzdolabı ne durumda..”
Tam “hayııırrr!! Dur, sakın açma!” dememe kalmadan, buzdolabımın kapısını gürültüyle (abartıyorum tabii, tıısss şeklinde bir sesle) açtı ve, kafama elindeki süpürge sapıyla bi tane geçirdi..
“bunlar da ne;?” dedi, sinirli ve biraz da şaşkın bir ifadeyle..
anlamamazlıktan geldim tabii.. “ne ne”? şeklinde sorusuna soruyla karşılık vererek zaman kazanmaya çalıştım ama..
e, neşe bu tabii, yer mi? Derhal dolapta bir müddettir mutlu mesut yaşayan birisi tulum, diğeri ezine beyazı olan (yani en azından ilk alındıklarında, aylar geçip küf mantarı halini almadan ve ben onlara alişan ve güllü adlarını takmadan önce) peynirleri, burnundan mümkün olan en uzak mesafede tutarak çöp kutusuna attı..
“ama” dedim.. “keşke, keşke ben görmeseydim alişan ile güllünün çöpe gittiğini..” bak ayrılık acısı güp diye çöktü yüreğime, ne güzel beraber yaşayıp gidiyorduk, buzdolabından akşamları gelen o bıcır bıcır seslere (çoğalıyorlar ya, şimdi fen bilgisi dersi verdirtmeyin bana burdaJ) çok alışmıştım neşem beee?! Şeklinde devam ettim serzenişlerime bir süre..
neşe pek oralı olmadı ve beni mutfaktan misafir odasına yolladı, perdeleri çıkartmaya..
perdeleri makinaya koydum, onlar yıkanırken dolap ve çekmecelerimi toplamaya koyuldum, akabinde kütüphanenin tozlarını almam için neşenin elime tututurduğu toz bezi olduğu halde salona yollandım..
salona gelmişken cd, dergi ve ıvır zıvır sehpasının üstünün düzenlenmesi, halı üzerinde şahane şekilde kendine yer bulan kocaman bir çamlıca light gazoz lekesinin çıkartılması, tv nin yanında serili duran kilimin üzerindeki damlamış mum kalıntılarının temizlenmesi gerekmekteydi..
hiç ikiletmeden neşemi direk giriştim işe tabii.. neşe bu, belli mi olur, adamı idama kadar götürür vallahi.. aslında neşe hipnozla falan ilgilense, bıraksa bu temizlik işlerini köşeyi jet hızıyla dönebilir, daha iyisi yaşam koçluğu yapsa ya, benim diyen bilimum okul mezunlarına nal toplatacağına hayatım üzerine bahse bile girerim ben J hatta durun ya, sponsor olucam bu hatuna!
neyse efendim uzatmayalım, gün bittiğinde (nasıl olsa benim, benimle sinema ve starbucks keyfi planım yalan olmuştu) neşe bana ve kendisine nefis bir türk kahvesi yaptı, şöyle bol köpüklüsünden.. başladık dedikodu yapmaya..
“yani” dedi, “bu çocuklar beni bitirdi”, “ikisini de sınıf birincisi yapıcam diye göbeğim çatladı, mustafa abinin de (neşenin zarif eşi) kafasını yiye yiye aldırdım o ticari plakayı!”
“kaçar mı senden neşem yahu??” dedim, “muma çevirmişsin tüm aile eşrafını, sen o cocuklardan en az birisini başbakan yapmazsan ben de ayşegül değilim!” J) –evet, evet, adım bu benimmm, dileyen sojo olarak kullanmaya devam de edebilir tabii-
kahvelerimiz bittiğinde neşe “artık, bana müsade, güle güle kirlen hayatım” diyerek kapıya yöneldi..
canım neşemi geçirmek için kalmak üzere doğruldum, küt diye koltuğa geri yapıştım! Her tarafım et kesmiş, yorgunluktan ölmek üzereymişim, hatun beni eşşek gibi çalıştırmış meğer de haberim yokmuş!
“kalkma hiç tatlım” dedi, “ben kapıyı çeker çıkarım.”
Son kalan gücümle arkasından tısladım: “kovuldunnnn J))”
neşe gitti.. hava kararıyordu..
blogu açtım. ortalığı kolaçan ettim.. gördüm ki herkesin keyfi gıcır..
“aman” dedim.. “aman, hep daim olsun gıcır, pırıl keyifler...”
Konu: ½
bu yazıyı kahve içerken okuyacaktım ya olmadı yerine kolamdan yudumluyorum...
Ya sojo sana ne dicem senin ne güzel bir Neşen var öyle...
Bağlantı »
Konu: ((-_-))
Selamlar öncelikle, iyi niyetinize, dostane temenni ve tavsiyelerinize teşekkürler vede.. Israrlı telkinlerinizden sonra nedense açıklama yapma gereksinimi duydum kendimce; yazdıklarım bir duygu orgazmıdır en bariz tarif ile ve yaşanmışlıklarımdır cümlelerimi buğusunda demlediğim.. Öyle olduğu gibi bırakmayı isterdim gerçekten ve/veya olduğum gibi bırakılmayı ancak, üzülerek ifade etmem gerekir ki uzun bir süre daha etkisini yitireceğini düşünmüyorum duyumsadıklarımın.. Hatta öyle ki, önüme düşen saçlarımın aklaşmış olanlarını seviyorum zaman zaman, yaşadıklarımın tanıklarıymışcasına sanki.. Başka ne söylenebilir onuda bilmiyorum.. Hoşça kalın.
Sevgiler,
PoYRaZ
Bağlantı »
Konu: :))
çok güzeldi büyük bir keyifle okudum, neşe hanıma bir teşekkür borçluyuz (kafana vurmasa belkide bu cümleler çıkmayacaktı)
****
sojo says:
he valla, arada bi tıklamak gerekiyor kafama :))
ya, su son yazdigin..
"sen beni bir de yağmurdan sonra gör..."
sabahtan beri aklımda o dize.. yagmur da yağiyor ankaraya bugun, tam yerine mi rast geldi ne...
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Wednesday saat: 13:14
Bağlantı »
Konu: :)
Canım , meraktan ölüyorum yahuuu .. naaptın yaptınmı makarna.. nasıl oldu??
yiyebildinizmi? zehirendiniz mi? ohooo nasıl oldu yaaa ...hadi hadii.. söle bakiim
****
sojo says:
sorma, sorma, bassaglığından geliyorum.. arkadaslarin midelerini az once topraga verdik de, allah kalan organlara z ev al vermesin :))
ehehhh!!
yok yok fena olmadı sanki.. senin tarifini aynen uyguladim, makarna bişeye benzedi benzemesine de..
tavuk için aynı iyimserlikte olamicam...
ay, yok anlatamicamm yaa!!! hatirlamak istemiyorummm:)))
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Wednesday saat: 11:04
Bağlantı »
Konu: :)
Alişan'la Güllü..İyi seçim, araklarsam kızar mısın bana?...Ama şimdi limon küfü rengini en güzel biçimde taşıyan limonlarım darılacak bana.Onlar da Aslı ile Cem olsun en iyisi.Beğenirler mi acaba?
Temizlik günlerini hiç sevmem, mümkünse şehrin en uzak köşesine kaçarım. Senin Neşe evdeyken sen de kaç bence...Sana da uyanık Neşe'ye de sevgilerimi yolluyorum:)
*****
sojo says:
uyanik di mi :) cok fena cok :)
temizlik gunlerinde ben aslında hep iste oluyorum, haklısın evde durmak tehlikeli, okudun işte :)
bu arada alişan ile güllü yü sana verdim gitti..
bir de sunlar olabilir:
fikri ve aliye (ciddi ikili)
dilarasu ve canberk (trendy)
lütfü ve lütfiye (uyumlu)
rabia ve musa (dindar)
ışık ve doğuş (iyimser)
gülizar ve lalezar (marjinal)
haydar ve toygar (daha bi marjinal)
:))), operim!!
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Wednesday saat: 10:40
Bağlantı »
Konu: çok tanıdık geldi
buzdolabında bekletilerek, kimliği belirsiz hale gelen şeyler... perdenin ilk rengini hatırlayamamak,.. pencerelerden güneşin girememesi,.. halıdaki lekeleri anı olarak saklayıp sık sık bakmak... yem atmayı unutarak, balığın hayata karşı daha dayanıklı olmasını sağlamak... çok tanıdık, bildik şeyler.
neşeler olmasa halimiz ne olur acaba:))
komik komik yazmışsın yine.
sevgilerimle
*****
sojo says:
sen daha komik yazmişssiin :)))
cok yasa canim yaaa!!!
ben şimdi bu yorumu 40 kere okur, okur gülerim!!
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:25
Bağlantı »
Konu: ......
keyfim yerrindeydi zaten ama yazını okuyunca daha da keyiflendim.hele çilek kokulu parlatıcıyı duyunca kahkahaya boğuldum.ama vasiyet de neyin nesi duymayayım bir daha bir yere gitmek yok hıhh ama hediye dersen hayır demem...:)
sevgiyle kal
****
sojo says:
valla senle eyferu dediniz diye yazdim, yoksa yorgunluktan geberiyodum :)
vasiyetname o sebeptendi duygucum.
parlatıcıyı tamam bil :)
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:35
Bağlantı »
Konu: ***
güsel olmuş güsel ellerine sağlık ah o çocuklar yokmu canım fena ama çokta şekerler...ii geceler...canımben sana nasıl ulaşırım :(((
****
sojo says:
gece yazmissin, ben anca gelebildim cevap yazmaya;
bana sojourney_sojourney@lycos.com adresinden ulasabilirsin civcivcimm.
ama e-posta yazdığında haber verirsen iyi olur, hergün kontrol edemiyorum cunku.
operim.
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:29
Bağlantı »
Konu: :)
Gülmekten öldüm.. :)
Böylemi tatlı yazılır...
Kalemine sağlık hayatım..
kocaman sıcacık sevgiler.. Çamlıca gazoz lekesi ne zamandan :) hala varmı çamlıca içesim geldide :)))
*****
sojo says:
zerrincim, blogumu hangi parmaklarınla tıkladın bakim sen?? :)
su enfes mısırlı böreği yaptıklarınla mı? zararsın akla biliyosun di mi??
çamlıca light diet cola ile beraber demirbaşı benim fakirhanenin :) tabii daha sayın olan gazoz markası bursa uludağdır, bilmem bilir misin? ama o yok iste piyasada galiba :(
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 16:36
Bağlantı »
Konu: aşktozu
neşe kim ...
şimdiden özledim)))
****
sojo says:
elim ayağım valla neşe,
her eve lazim :)
naber bu arada?
-----
ne olsunnn...
şiirlerin içinde dolaşıyorumm..
ya bizde ev kadınları gibi toplansak)))
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Wednesday saat: 15:13
Bağlantı »