yarım kalan öyküm
Salı
Bir öykü yazacaktım. Çalışma masamın üstündekileri birkez daha kontrol ettim. Bir sürü karalama kağıdı, çalışmayan bir kaset çalar, nereden geldiği belli olmayan bir yapboz parçası, gene nerden geldiği belli olmayan iki pergel, bir paket sigara, kültablası, şekersiz kahvem, her ihtimale karşı bulundurduğum birşişe ucuz şarap, fi tarhinden kalmış bir atlas degisi, 3 tane tükenmiş, bir tane tükenmemiş tükenmez kalem, ev arkadaşım zeynep’in kirpik kıvırtıcısı ve yazacağım öyküye daha iyi konsantre olmak için aldığım bir tabak dolusu kiraz...
Evet, herşey hazır görünüyordu, ama bir türlü yazmaya başlayamıyordum, bir kaç karalama kağıdını avucumda buruşturarak masanın üstüne attım, masanın bu buruşuk kağıtlı yeni görüntüsü hoşuma gitmişti, bir kaç kağıt daha buruşturup masaya serpiştirdim. Evet, hiç bir masa bundan daha dağınık olamazdı...
Ama neden yazamıyordum? Herşey hazırdı oysa ki. Öykünün konusu bile... bir kiraz tanesine aşık olan kadının öyküsünü yazacaktım.. kadın her gün kirazı yıkayıp parlatacak, her gün tutkuyla öpüp sevecekti onu. Ama bir gün eve geldiğinde sevgilisini yerinde bulamayacak, arayacak, telaşlanacak, korkacak, sonunda ev arkadaşının kiraz tanesini yediğini öğrenecek, koşup çöp tenekesini karıştıracak ama sevgilisini bulamayacaktı..
Çünkü bütün kiraz çekirdekleri birbirine benziyor olucaktı...
Öykü böylesine bitmiş, başı sonu belliyken, ben niye bir türlü yazmaya başlayamıyordum? İki ihtimal vardı: ya öykünün ana fikri doğru değildi, ya da doğruluğuna ben inanmıyor, belki de inanmak istemiyordum...
O halde denemeliydim.. bütün kiraz çekirdekleri birbirine mi benziyordu, görmem gerekliydi...
Tabaktaki bütün kirazları tek tek inceleyip en güzel görüneni ayırdım. Sonra diğerlerinden üç tanesini yedim. Üç çekirdeği de yanyana koydum. Evet, üçü de birbirine benziyordu. Sonra en güzeli diye ayırdığım kirazı elime aldım. Ne kadar da güzel parlıyordu...uzun süre baktığınızda saydamlaştığını ve sizi içine aldığını hissediyordunuz. Gerçekten de ona bakarken kendimi aciz bir kiraz kurdu gibi hissediyordum. Işıktan olmalı diye düşündüm. Elime başka bir kiraz tanesi alıp ışığa doğru tutarak aynı şey olucak mı diye bekledim..
olmadı...
Devam edecek.... belki.....
Konu: devam
devamini bekleriz (:
Lakin yazmaliyim diyerek yazmamali er kişi (:
****
sojo says:
devamına öykü kahramanımın öykü kahramanı karar vericek,
bakalım; ben de merakla bekliyorum :)
sevgiler:)
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Friday saat: 07:59
Bağlantı »
Konu: ..
öz bibis diye kendini adlandıran asalak insan benim bloğumada beklerim...ama ben bu blog sahibi kadar hoş karşılamam ona gore...sanırım senin kişilik daha oturmamış başka insanların gölgesine sığınıyorsun...
0sojourney0 kusura bakma yazına layık olmayan bi yorum oldu özellikle ilk ziyaretimde...ama telafisinide yaparım...
*****
sojo says :
:)
hoşgeldin :)
ben de kızdım, daha cok; anlamsız buldum,
salladım, gitti :))
selamlar, sevgiler..
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Friday saat: 07:58
Bağlantı »
Konu: .......
sojoocuumm istanbuldan birşeyler karalamamışsın henüz...
gezmekten vakit bulamadın galiba:)
ayçayla bol bol geziceksniz tabi yazacak anlatacak bir çok şeyin olur istanbul dönüşünde...ee bende beklerim o zaman :)
selamalrımı göndermiştim sana allmaya unutma
öptüm ikinizi dee en kocamanından....
sevgiyle kal
****
sojo says:
bak, yazdım bişeyler :)
bugun bizimkiyle buluşuyoruz :)))))
senin keyifler nasil?
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Friday saat: 07:55
Bağlantı »
Konu: ½
anlatırım bi ara
Bağlantı »
Konu: .
Bak şimdi.. ne olayı ne bitirmesi??Aman Sojom, olayı bitirsem bu arama,sorma neden o zaman?Fazla mı gevezelik ediyorum acaba?Eğer öyleyse bu bilgiyi çağırmaya çalışmamdandır.Yani asıl çekirge benim ben:)
****
sojo says:
tatlım, sen en azından anlıyosun, gevezelik falan değil, güzel, süper yorumlar yapıyosun :)
izindeyim sensei :))))
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Friday saat: 08:06
Bağlantı »
Konu: düş
bugün günlerden perşembe..
ve sen yine yoksun satırlarında
..
hadi
Bağlantı »
Konu: ***
gecenin en karanlık saatinde yüreğimi aydınlattın sen ve bu güzel blogun senle tanışmak şart oldu bana güzelcim...bende masamda kahve ve çileklerimi koydum ayrıcada düşümün tavsiye ettiği bir kitap mest etti beni çiçeğimi kabul ettiğin için ayrıca tşk ederim...bitanemsin...
****
sojo says:
yavru kuş, naber?
hangi kitap peki? merak ettim..
biz bugünlerde the secrets oluyoruz, di mi lodos cum :)
gerçi lodoscum olayı bitirmiş, ben çekirgesiyim üstadın :))
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Thursday saat: 01:58
Bağlantı »
Konu: düş
..
uzun zamandır keyifle okuyorum yazılarını..bizim sokağın bir esnafı gibi..ayak uçlarımda gidiyorum sessizce sonra..ta ki kirazlara kadar..zevkle açılmış bir sürü kurşun kalem, nereden geldiği belli bir kınder suprise oyuncağı, hala okunmayı bekleyen geo nun son sayısı, tembellik yapıp dükkan dükkan gezip okuyan ama yorum kısmına gelince üşenen bir ben ve bir tabak dolusu çilek..bibis in çilekli dükkanı..ve sen..hikaye için herşey hazır değil mi..üç kiraz çekirdeği, sarı saçlarından suçlu bir sen ..hadi göster kendini..beklemedeyim..
..
gönlünce
*****
sojo says:
sevgili ipek;
sefalar getirdin...
senin calışma masan da yeteri kadar kalabalıkmış :) demek ondan böyle güzel yazıyorsun..
evet, anladığın üzere ben de senin dükkana usul usul uğrayıp, kendime yakın pek cok detaya sasırıp, gülümseyip yine usulca çekiliyodum...
artık resmen tanışık olduğumuza göre çenem düşecek senin dükkanda da, haberin ola :)
sevgiler, gönlümüzce...
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Thursday saat: 00:07
Bağlantı »
Konu: :)
Zekâ-yaratıcılık-yetenek üçlüsüne bir de güzellik eklenmiş...Ama benim nazarım değmez:)Bu kiraz konusu insanlık tarihi boyunca bir sır olarak günümüze gelmiş..Ama sen aslında bu sırrı çözmüş sayılırsın.Birbirine benzer ama aynı olmayan kirazların içinde bize özel kirazlar her zaman olacaktır.O parıltı sadece bir veya iki kiraza ait olamaz..güzel kirazlar insanın her an karşısına çıkabilir...Aranan ışıltıyı görmeye de istekli olmak gerek.Kimbilir kendiliğinden geliverir de tabağın dışında bir yere düşüverir bir gün...
Sevgilerimle.
******
sojo says:
ne güzel ve iyimser bir temenni...
ben varım, hayırlısı :)
da...
bakalım öykü kahramanının kiraz tanesi ile ilişkisinde neler olucak?..
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Wednesday saat: 02:19
Bağlantı »
Konu: ...
Değişik tatlı ve leziz:))
Geldim, hep geliyorum...
Sevgimle
******
sojo says:
carolina :)
seni burda görmek çok hoş..hep başımın üstünde yerin var.
sevgilerimle :))
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Wednesday saat: 02:17
Bağlantı »
Konu: .........
nasıl yaniii ...
sojocum nedir bu şaka mıı?
benim adıma kim yazıyor böyle anlamadım...
bu ya bir şaka olmalı ya da kendisine kimlik bulamamış bir kişi bunları yazmış olmalı.her neyse çözeriz bunu dimi?
sevgiyle kal
*****
sojo says:
hee, sen üzme güzel canını, gereği düşünülür, yapılır..
ha, bu arada ben kimliksiz yorumlara kıl olmaya başladım (kendi arkadaşlarım hariç elbette) ama yorumlara da onay koymak istemiyorum. bu blogda o doğallığın ve gelişine paylaşımların devam etmesinden yanayım.
sevgiler hayatım..
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Wednesday saat: 02:16
Bağlantı »
Konu: sonraaaaaa...
çöp tenekesindeki kiraz çekirdekleri kendi aralarında konuşmaya başlamışlar. birbirimize fazla yaklaşmayalım, daha kurumadık, biribirimize yapışıyoruz, diye. sonra aşık kadın, tüm kiraz çekirdeklerini toplamış ve bir ipe dizmiş. kendine kolye yapıp, hiç çıkarmadan takmış. o gün bu gün kadının boynundaki kiraz çekirdekleri, kiraz ağaçlarındaki taze çıtır kirazlara bakar, laf atarlarmış. kadın aldatıldığının farkına bile varmazmış...
çok komiksin sennnn...incir çekirdeği...pardon kiraz çekirdeğinden hikaye haaa.
çok yaşa e mi:)) sevgilerimle.
******
sojo says:
şimdi saat 02.10, ben bu yoruma fena halde tav oldum felsefecim ya!!
gülerek, selam ederek, sana bir kez daha hayran olarak yatmaya gidiyorum...
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Wednesday saat: 02:12
Bağlantı »
Konu: slm
Umarım devam eder merakla bekliyecem. Ama öyle kaç tane hikaye doğuruyoruz hergün, kağıtla kalemle buluşamadan ölüp gidiyor. Kaç tane hikayenin kahramanı oluyoruz, kelimelere dökülmeden. Kaç tane kiraz yiyoruz, rengine bile bakmadan..
****
sojo says:
işte bu sebepten üçüncü dünya savaşı çok hınca hınç geçiyo arkadaşım...
Tanrı yardımcımız olsun :)
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Wednesday saat: 02:09
Bağlantı »
Konu: özbibis
Gerçek bibis benim, sol kolumdaki 2 büyük siyah ben, sağ baldırımdaki 3 küçük turuncu ben ve kıçımın çatalının hemen solundaki 5 küçük ben gerçek bibis in ben olduğumun ispatıdır. Ayrıca böyle muhteşem bir nick i de benden başkası bulamazdı.
******
sojo says:
eee? nasıl yardımcı olabilirim size??
Duygucum, arkadaş bi hırs yapmış ilgilensen kendisiyle ??!
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 15:57
Bağlantı »
Konu: Natalya Bondarchuk
Ayrıca yüzünün bu duru güzelliği bana Natalya Bondarchuk'u (Solaris 1972) anımsattı. Onun da büyüleyici bir duru güzelliği vardır.. http://www.physics.hku.hk/~tboyce/sf/assignments/solaris/solaris.html
******
sojo says:
bir sürü cümle yazdım, yazdım sildim buraya :)
şöyle diyeyim: hatun güzelmiş hakkaten..
sojo giderken gülümser, hafif yanakları kızarır, usulca yorumu kapatır :)
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 15:55
Bağlantı »
Konu: belki değil
devam etmeli :))
benim çileğe olan tutkumdan daha mı büyük senin aşkın :)
öyle güzel yazmışsın ki...dalında duran bir meyve değl de akrşıdna duran bir sevgili sanki...
süpersin sojoommm ben bu aralar yazıp yazıp siliyorum bir türlü kayda geçremedim gnlerdir yazmak istediklerimi...
kağıtlara yazdıklarımın üstüne bir çizik atıyorum bırakıyorum bir kenara bloğa yazdıklarımı ise sil baştan yapıyorum ama daha birşey çıkaramadım ortaya :S
güneşli bir istanbul öğleninden mutluçok güzel bir gün gönderiyorum sna bir an önce ulaşması dileğimle:))
sevgiyle kal
******
sojo says:
hava güzel mi, iyi iyi :)
yarın geliyorum :))
bi de yazamadığını farkettim hayatım.. boşver, demek zamanı değil...
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 15:51
Bağlantı »
Konu: ***
canımmm ben geldim kiraz hee yazdıklarında güzel ben beğendim canım benim... :))))
*****
sojo says:
hoş geldin :) beğendiğine sevindim güzelim :)
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 15:50
Bağlantı »
Konu: kiraz çiçek açıyor..
Selam.. İçinde orjinal tatlar barındıran klasik bir girişten sonra, bir kiraz tanesi vasıtasıyla derinlemesine bir varoluşsallığı irdelemen beni heyecanlandırdı. Sanki J.P.Sartre'ın ''Bulantı''sından bir pasaj okumuşum gibi geldi. Evet birbirlerine benzer çekirdekler, hatta tıpatıp da aynı olabilirler; ama sonuçta aynı değildirler.
Ben de burada tıkandığımı itiraf ediyor, masamın durumunu anlatmaya utanıyorum. Çünkü benim masam yok, yer sofrasında yazıyorum. Ve şu an yazamamaktan dolayı tombul bir kedi gibi halının üstünde yuvarlanıp duruyorum, aklımda binlerce karmaşık fikirle. Bana haşlak süt getiren süt halam beni göremeyip takılıyor ve ben haşlanıyorum. Yüzüm tanınmaz halde ama bu kirazlı öykünün tadı acımı hafifletiyor ve ben hayata tutunuyorum...
*****
sojo says:
sen buna yazamamak mı diyosun üstat?!
bi de yazabilen halinle müşerref olsak hiç kendimize gelemicez :)
ve roquentin...
dünyanın midesini bulandırdığı, miskin aydın...
ya, buraya koymadan edemeyeceğim bir sarte cümlesi var aklımda:
""""Birini sevmeye koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. Güç ister, yürek ister, körlük ister...Hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister; düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu..."""""
hatırlattın, sağol...
Düzenleyen 0sojourney0 gün: Tuesday saat: 15:49
Bağlantı »